15 Ekim 2026 Perşembe

A Harfiyle Başlayan Deyimler


Abayı yakmak — Birine gönül vermek, tutulmak.

Abbas yolcu — Yolculuğa çıkan kimse için söylenen bir söz.

Abesle iştigal etmek — Boş ve yararsız işlerle uğraşmak.

Acısını çıkarmak — Uğranılan bir zararı veya sıkıntıyı başka birinden çıkarmaya çalışmak.

Açığa çıkmak — Gizli veya saklı olan bir şey ortaya çıkmak.

Açığa vurmak — Gizli olan bir şeyi ortaya çıkarmak.

Açık kapı bırakmak — Gerektiğinde geri dönülebilecek bir yol bırakmak.

Açık vermek — Eksik veya kusurlu yönü ortaya çıkmak.

Açıkta kalmak — Gidecek, sığınacak veya yararlanacak bir yer bulamamak.

Açlıktan gözü dönmek — Çok acıkmak.

Ağır basmak — Bir konuda üstün gelmek veya daha etkili olmak.

Ağırdan almak — Bir işi yapmakta acele etmemek, yavaş davranmak.

Ağzı açık kalmak — Çok şaşırmak, hayret etmek.

Ağzı var dili yok — Konuşamayan, kendini ifade edemeyen kimse.

Ağzından bal damlamak — Çok tatlı ve güzel konuşmak.

Ağzından kaçırmak — Söylemek istemediği bir şeyi farkında olmadan söylemek.

Ağzından laf almak — Bir kimseyi konuşturarak bilgi edinmek.

Ağzını bıçak açmamak — Üzüntü veya sıkıntı nedeniyle hiç konuşmamak.

Ağzını aramak — Bir kimsenin düşüncesini öğrenmeye çalışmak.

Ağzının tadı kaçmak — Huzuru ve neşesi bozulmak.

Ağzının payını vermek — Gereken cevabı vererek susturmak.

Ağzının suyu akmak — Çok beğenmek veya çok istemek.

Aklı başına gelmek — Yaptığı yanlışın farkına varmak.

Aklı çıkmak — Çok korkmak veya çok endişelenmek.

Aklına koymak — Bir şeyi yapmaya kesin olarak karar vermek.

Aklından çıkarmamak — Bir şeyi sürekli hatırlamak.

Aklından geçirmek — Bir şeyi düşünmek veya yapmayı düşünmek.

Aklını başından almak — Çok şaşırtmak, hayran bırakmak.

Aklını çelmek — Birini kararından vazgeçirmek veya başka bir şeye yöneltmek.

Aklını kaçırmak — Delirmek.

Aklını oynatmak — Akıl sağlığını yitirmek.

Aklını peynir ekmekle yemek — Çok düşüncesizce davranmak.

Al aşağı etmek — Birini bulunduğu makamdan veya yerden uzaklaştırmak.

Alıp başını gitmek — Kimseye haber vermeden veya bakmadan çekip gitmek.

Allah'a ısmarladık — Ayrılırken söylenen iyi dilek sözü.

Allah ne verdiyse — Eldekilerin tamamını veya imkânların elverdiği ölçüde.

Allah vergisi — Doğuştan gelen yetenek veya özellik.

Altından kalkmak — Zor bir işi başarıyla sonuçlandırmak.

Altını üstüne getirmek — Bir yeri altüst etmek, her tarafı karıştırmak.

Ateş püskürmek — Çok öfkelenmek.

Ateş almak — Yanmak, tutuşmak; mecazen bir işin hızla başlaması.

Ateş bacayı sarmak — Bir durumun çok ciddi ve tehlikeli bir hâl alması.

Ateşe atılmak — Tehlikeli bir işe kendi isteğiyle girmek.

Ateşle oynamak — Tehlikeli bir işle uğraşmak.

Ateş kesilmek — Savaş veya çatışmayı durdurmak.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz — Belirti varsa olayın gerçek olabileceğini anlatan söz.

Avucunun içine almak — Birini tamamen etkisi altına almak.

Ayak diremek — Bir düşünce veya davranışta direnmek.

Ayak uydurmak — Bir duruma veya ortama uyum sağlamak.

Ayağa düşmek — Değerini, saygınlığını yitirmek.

Ayağa kalkmak — Oturur durumdan ayakta durur duruma gelmek; mecazen direnmek, karşı koymak.

Ayağa kaldırmak — Birini oturduğu veya yattığı yerden kaldırmak; mecazen bir topluluğu harekete geçirmek.

Ayağına bağ olmak — Birinin işini yapmasını, ilerlemesini engellemek.

Ayağına gitmek — Birinin yanına, bulunduğu yere gitmek.

Ayağına kapanmak — Birinden çok yalvararak bir şey istemek.

Ayağına kadar gitmek — Birinin bulunduğu yere kadar gitmek.

Ayağına taş değmemek — Hiçbir sıkıntı veya engelle karşılaşmamak.

Ayağına üşüşmek — Bir kimsenin yanına çok sayıda kişi birden gelmek.

Ayağını denk almak — Davranışlarına dikkat etmek, ölçülü davranmak.

Ayağını kesmek — Bir yere gitmeyi bırakmak; bir kimseyle ilişkisini kesmek.

Ayağını kaydırmak — Birini bulunduğu makamdan veya işten uzaklaştırmak.

Ayağını sürümek — Bir işi isteksiz yapmak veya geciktirmek.

Ayağını yorganına göre uzatmak — Gelirine göre harcama yapmak.

Ayağına dolanmak — Bir işin veya kişinin başka bir işe engel olması.

Ayağına kara su inmek — Çok yürümekten veya ayakta durmaktan yorulmak.

Ayağına sağlık — Yapılan bir iş için teşekkür ve takdir bildiren söz.

Ayağına su dökmek — Birinin değerinde veya seviyesinde olmamak.

Ayak basmak — Bir yere girmek, ulaşmak.

Ayak çekmek — Bir yerden uzaklaşmak veya gitmeyi bırakmak.

Ayak diremek — Bir düşünce veya davranışta direnmek.

Ayak etmek — Gizli bir iş çevirmek, düzen kurmak.

Ayak bağı olmak — Birinin işini yapmasına veya ilerlemesine engel olmak.

Ayak oyununa gelmek — Birinin hilesine veya düzenine düşmek. TDK sözlüğünde “ayak oyunu” için mecaz anlam olarak “hile” gösterilir. �

TDK Sözlük

Ayak sürümek — İsteksiz davranmak, bir işi ağırdan almak.

Ayak uydurmak — Bir duruma veya ortama uyum sağlamak.

Ayak üstü — Ayakta, kısa süre içinde veya fazla ayrıntıya girmeden.

Ayakta kalmak — Yıkılmamak, varlığını sürdürmek; mecazen güçlükler karşısında dayanmak.

Ayakta uyumak — Çevresinde olup bitenlerin farkında olmamak.

Ayakta tutmak — Bir şeyin varlığını veya devamlılığını sağlamak.

Ayvayı yemek — Kötü veya zor bir duruma düşmek.

Az buz olmamak — Önemli, küçümsenmeyecek ölçüde olmak.

Az çok — Aşağı yukarı, biraz.

Az daha — Neredeyse, hemen hemen.

Az kalsın — Neredeyse, ramak kalmak.

Azımsamak — Bir şeyi gereğinden az görmek, küçümsemek.

Ah çekmek — Üzüntü, özlem veya pişmanlıkla içini çekmek.

Ah etmek — Birinin yaptığı kötülük nedeniyle beddua etmek.

Ahı tutmak — Yapılan haksızlığın karşılığını görmek.

Ah vah etmek — Üzüntü veya yakınma bildiren sözler söylemek.

Ağır gelmek — Bir şeyi yapmakta zorlanmak veya bir durumu kabullenememek.

Ağır konuşmak — Kırıcı, incitici sözler söylemek.

Ağır olmak — Ciddi, ölçülü ve vakur davranmak.

Ağırdan satmak — Kendini olduğundan daha önemli göstermek.

Ağzı açık ayran delisi — Şaşkın, saf veya düşüncesiz kimse için kullanılan bir söz.

Ağzı kulaklarına varmak — Çok sevinmek.

Ağzı laf yapmak — Güzel ve etkili konuşabilmek.

Ağzı süt kokmak — Çok genç ve deneyimsiz olmak.

Ağzına geleni söylemek — Düşünmeden, aklına gelen her şeyi söylemek.

Ağzına layık — Tadı çok beğenilen yiyecek veya içecek için söylenen söz.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Ji kerema xwe şirove bikin!
Yorumlarınızı bekliyorum.

A Harfiyle Başlayan Deyimler

Abayı yakmak — Birine gönül vermek, tutulmak. Abbas yolcu — Yolculuğa çıkan kimse için söylenen bir söz. Abesle iştigal etmek — Boş ve ya...