Türkçe atasözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Türkçe atasözleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

31 Ağustos 2026 Pazartesi

Alfabetik Sıraya Göre Atasözleri

 A

Aba vakti yaba, yaba vakti aba.

Abanın kadri yağmurda bilinir.

Abdalın dostluğu köy görünceye kadar.

Acele işe şeytan karışır.

Acemi katır kapı önünde yük indirir.

Acı patlıcanı kırağı çalmaz.

Aç ayı oynamaz.

Aç doymam, tok acıkmam sanır.

Aç tavuk kendini arpa ambarında sanır.

Açık ağız aç kalmaz.

Ağaca çıkan keçinin dala bakan oğlağı olur.

Ağaca dayanma kurur, adama dayanma ölür.

Ağanın gözü, yiğidin sözü.

Ağır basan ezilir.

Ağır kazan geç kaynar.

Ağlamayan çocuğa meme vermezler.

Ağlarsa anam ağlar, gerisi yalan ağlar.

Ak akçe kara gün içindir.

Ak koyunun kara kuzusu da olur.

Akıl akıldan üstündür.

Akıl yaşta değil baştadır.

Akıllı düşman, akılsız dosttan hayırlıdır.

Al elmaya taş atan çok olur.

Al malın iyisini, çekme kaygısını.

Alışmış kudurmuştan beterdir.

Altın anahtar her kapıyı açar.

Altın eli bıçak kesmez.

Altın yere düşmekle pul olmaz.

Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az.

Araba devrilince yol gösteren çok olur.

Arayan Mevla'sını da bulur, belasını da.

Arpa eken buğday biçmez.

Arpa samanıyla, kömür dumanıyla.

Arsızın yüzüne tükürmüşler, “Yağmur yağıyor.” demiş.

Aş taşınca kepçeye paha olmaz.

Ateş düştüğü yeri yakar.

Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.

At ölür meydan kalır, yiğit ölür şan kalır.

At sahibine göre kişner.

Ayağını yorganına göre uzat.

Ayı görmeden bayram etme.

Az veren candan, çok veren maldan.

B

Baba koruk yer, oğlunun dişi kamaşır.

Baca eğri de olsa duman doğru çıkar.

Bağa bak üzüm olsun, yemeye yüzün olsun.

Baht olmayınca başta, ne kuruda biter ne yaşta.

Bal bal demekle ağız tatlanmaz.

Bal tutan parmağını yalar.

Balık baştan kokar.

Baş başa vermeyince taş yerinden kalkmaz.

Baş nereye giderse ayak da oraya gider.

Baş olan boş olmaz.

Başa gelen çekilir.

Baskın basanındır.

Bela geliyorum demez.

Besle kargayı, oysun gözünü.

Beş parmağın beşi bir olmaz.

Bir ağaçta gül de biter diken de.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var.

Bir fincan kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

Bir musibet bin nasihatten iyidir.

Birlikten kuvvet doğar.

Bitli baklanın kör alıcısı olur.

Boş çuval ayakta durmaz.

Bugünün işini yarına bırakma.

Bülbülü altın kafese koymuşlar, “Ah vatanım!” demiş.

C

Can çıkmayınca huy çıkmaz.

Cana gelecek mala gelsin.

Can boğazdan gelir.

Cefayı çekmeyen safanın kadrini bilmez.

Cömert derler maldan ederler, yiğit derler candan ederler.

Ç

Çabuk parlayan çabuk söner.

Çalma elin kapısını, çalarlar kapını.

Çam sakızı, çoban armağanı.

Çanakta balın olsun, arı Bağdat'tan gelir.

Çıkmadık candan umut kesilmez.

Çivi çiviyi söker.

Çocuk büyütmek, dağ büyütmek.

Çocuk düşe kalka büyür.

Çocuk seveni çocuk da sever.

Çocuklu evde gürültü eksik olmaz.

Çok bilen çok yanılır.

Çok el yağızı, az el ayazı.

Çok gezen çok bilir.

Çok yaşayan bilmez, çok gezen bilir.

Çoğu zarar, azı karar.

Çömlekçi suyu saksıdan içer.

D

Dağ dağa kavuşmaz, insan insana kavuşur.

Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar.

Damlaya damlaya göl olur.

Danışan dağı aşmış, danışmayan düz yolda şaşmış.

Davulun sesi uzaktan hoş gelir.

Değirmende doğan sıçan gök gürültüsünden korkmaz.

Demir tavında dövülür.

Denize düşen yılana sarılır.

Deniz dalgasız olmaz, gönül sevdasız olmaz.

Dert ağlatır, aşk söyletir.

Dert gider, alışkanlık gitmez.

Dertsiz baş, yastık istemez.

Dost acı söyler.

Dost başa bakar, düşman ayağa.

Dost kara günde belli olur.

Dost ile ye, iç; alışveriş etme.

Dostun attığı taş baş yarmaz.

Düşenin dostu olmaz.

Dünya malı dünyada kalır.

Düşmez kalkmaz bir Allah.

E

Ecel geldi cihana, baş ağrısı bahane.

Eden bulur.

El elden üstündür.

El el ile, değirmen yel ile.

El için kuyu kazan, evvela kendi düşer.

El öpmekle ağız aşınmaz.

Elçiye zeval olmaz.

Emanete hıyanet olmaz.

Erken kalkan yol alır.

Erken kalkanın işi rast gider.

Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer.

Ev alma, komşu al.

Evdeki hesap çarşıya uymaz.

Eşeğe altın semer vursalar eşek yine eşektir.

Eşek hoşaftan ne anlar.

Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri.

Et tırnaktan ayrılmaz.

Evvel taam, sonra kelam.

F

Fakirlik ayıp değil, tembellik ayıp.

Fırsat her vakit ele geçmez.

G

Gafile kelam, nafile kelam.

Garip kuşun yuvasını Allah yapar.

Geç olsun da güç olmasın.

Geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğde'ye.

Gel demek kolay, git demek güçtür.

Gemisini kurtaran kaptandır.

Gençliğin kıymeti ihtiyarlıkta bilinir.

Giden gün ömürdendir.

Gönül kimi severse güzel odur.

Gönül ferman dinlemez.

Görünen köy kılavuz istemez.

Gülme komşuna, gelir başına.

Gülü seven dikenine katlanır.

Gün doğmadan neler doğar.

Gün geçer, kin geçmez.

Gün güne uymaz.

Güneş balçıkla sıvanmaz.

Güvenme varlığa, düşersin darlığa.

Güzele bakmak sevaptır.

Güzellik ondur, dokuzu dondur.

H

Hacı hacıyı Mekke'de bulur, dede dedeyi köşede.

Haddini bilmeyene haddini bildirmek gerek.

Hak doğrunun yardımcısıdır.

Hak yerde kalmaz.

Hakkın olduğu yerde söz biter.

Hal halin yoldaşıdır.

Hamama giren terler.

Harman döven öküzün ağzı bağlanmaz.

Hatasız kul olmaz.

Havlayan köpek ısırmaz.

Haydan gelen huya gider.

Hayır dile komşuna, hayır gele başına.

Her ağaçtan kaşık olmaz.

Her işte bir hayır vardır.

Her koyun kendi bacağından asılır.

Her kuşun eti yenmez.

Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.

Herkes ektiğini biçer.

Hırsızın hiç mi suçu yok?

Horozu çok olan köyün sabahı geç olur.

Huylu huyundan vazgeçmez.

I

Irmaktan geçerken at değiştirilmez.

İ

İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.

İki dinle, bir söyle.

İki el bir baş içindir.

İki karpuz bir koltuğa sığmaz.

İki ölç, bir biç.

İki testi tokuşunca biri kırılır.

İnsan beşer, kuldur şaşar.

İnsan doğduğu yerde değil, doyduğu yerde.

İnsan insanın şeytanıdır.

İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur.

İnsan insana gerek olur.

İnsan ne kadar bilse de yine bilmediği çoktur.

İnsan söylediğinden, hayvan yularından tutulur.

İnsan yaşadığı yere benzer.

İp inceldiği yerden kopar.

İşleyen demir ışıldar.

İş olacağına varır.

İşten artmaz, dişten artar.

İt ürür, kervan yürür.

İt iti ısırmaz.

İt kağnı gölgesinde yürür de kendi gölgesi sanır.

K

Kabahat samur kürk olsa kimse sırtına almaz.

Kadı anlatışa göre fetva verir.

Kadı kızında bile kusur bulunur.

Kalem kılıçtan keskindir.

Kanaat gibi devlet olmaz.

Kanatsız kuş uçmaz.

Kara gün kararıp kalmaz.

Kara haber tez duyulur.

Kâr eden az, zarar eden çok.

Karga kekliği taklit edeyim derken kendi yürüyüşünü şaşırmış.

Karga yavrusuna bakmış, “Benim ak pak evladım.” demiş.

Karıncadan ibret al, yazdan kışı düşün.

Katıra “Baban kim?” demişler, “Dayım at.” demiş.

Kavun karpuz yata yata büyür.

Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez.

Kazma kuyuyu, kazarlar kuyunu.

Keçiyi yardan uçuran bir tutam ottur.

Keskin sirke küpüne zarar.

Kısmet gökten zembille inmez.

Kısmet ise gelir Hint'ten Yemen'den, kısmet değilse ne gelir elden?

Kır atın yanında duran ya huyundan ya suyundan.

Kırk yıllık kani, olur mu yani?

Korkak bezirgân ne kâr eder ne zarar.

Korkunun ecele faydası yoktur.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır.

Komşunun tavuğu komşuya kaz görünür.

Köprüyü geçinceye kadar ayıya dayı derler.

Köprünün altından çok sular geçti.

Kötü komşu insanı mal sahibi eder.

Kötülük eden kötülük bulur.

Kuru laf karın doyurmaz.

Kurt dumanlı havayı sever.

Kurt kocayınca köpeğin maskarası olur.

Kurtla gezen, ulumayı öğrenir.

Kuyunun dibinde kalan, yukarıdan bakana akıl öğretir.

L

Lafla peynir gemisi yürümez.

Leyleğin ömrü laklak ile geçer.

M

Mal canın yongasıdır.

Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.

Mart yağar, nisan övünür; nisan yağar, insan övünür.

Mayasız yoğurt tutmaz.

Meyve veren ağaç taşlanır.

Minareyi çalan kılıfını hazırlar.

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer.

Mum dibine ışık vermez.

Mızrak çuvala sığmaz.

N

Namaza meyli olmayanın kulağı ezanda olmaz.

Ne ekersen onu biçersin.

Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli.

Ne verirsen elinle, o gider seninle.

Nerede birlik, orada dirlik.

Nerede hareket, orada bereket.

Niyet hayır, akıbet hayır.

Nikâhta keramet vardır.

O

Oğlan dayıya, kız halaya çeker.

Oğlan doğuran övünsün, kız doğuran dövünsün.

Olacakla öleceğe çare bulunmaz.

Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz.

Ortak atın beli kırık olur.

Ot kökü üstünde biter.

Otu çek, köküne bak.

Oynamasını bilmeyen kız, “Yerim dar.” demiş.

Ö

Öfke ile kalkan zararla oturur.

Ölmüş eşek kurttan korkmaz.

Ölmüş koyun kurttan korkmaz.

Önce can, sonra canan.

Öpülecek el ısırılmaz.

Öpülesi elin ısırılmaz.

Öpüşmek barışmanın başlangıcıdır.

Özrü kabahatinden büyük.

P

Papaz her gün pilav yemez.

Para parayı çeker.

Parayı veren düdüğü çalar.

Pekmez gibi malın olsun, Antakya'dan sinek gelir.

Pilav yiyen kaşığını yanında taşır.

Pire için yorgan yakılmaz.

Pişmiş aşa su katılmaz.

Posta koymakla iş bitmez.

R

Rüzgâr eken fırtına biçer.

S

Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.

Sabreden derviş muradına ermiş.

Sabreyle işine, hayır gelsin başına.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Sakla samanı, gelir zamanı.

Sanat altın bileziktir.

Sarı çizmeli Mehmet Ağa.

Sayılı gün çabuk geçer.

Sel gider, kum kalır.

Sinek küçüktür ama mide bulandırır.

Son gülen iyi güler.

Son pişmanlık fayda vermez.

Su akarken testiyi doldurmalı.

Su bulanmayınca durulmaz.

Su testisi su yolunda kırılır.

Su uyur, düşman uyumaz.

Suyun akışına gitmek.

Sürüden ayrılanı kurt kapar.

Söz gümüşse sükût altındır.

Söz var iş bitirir, söz var baş yitirir.

Sözünü bilmeyen kişinin yüzünü ağartmaz.

Ş

Şahin ile av avlanmaz.

Şaşkın ördek kıçın kıçın dalar.

Şeriatın kestiği parmak acımaz.

Şeytanla ortak buğday eken samanını alır.

Şeytanın dostluğu darağacına kadardır.

Şimşek çakmadan gök gürlemez.

Şöhret afettir.

T

Taşıma su ile değirmen dönmez.

Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.

Tatlı söz can azığıdır.

Tavşan dağa küsmüş, dağın haberi olmamış.

Tavşan kaçmış, tazı tutmuş.

Tek kanatla kuş uçmaz.

Tekkeyi bekleyen çorbayı içer.

Terzi kendi söküğünü dikemez.

Testi kırılmadan önce vuran olmaz.

Tencere dibin kara, seninki benden kara.

Tencere yuvarlanmış, kapağını bulmuş.

Tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânıdır.

Tok açın hâlinden anlamaz.

Topalla gezen aksamak öğrenir.

Tuz ekmek hakkı.

Türk karır, kılıcı karımaz.

U

Ulu sözü dinlemeyen ulur.

Ummadığın taş baş yarar.

Usta eli değmiş, eser meydana gelmiş.

Uyuyan yılanın kuyruğuna basılmaz.

Ü

Üzüm üzüme baka baka kararır.

Üzümünü ye, bağını sorma.

Üç aşağı beş yukarı.

Üç göç, bir yangın yerini tutar.

V

Vakit nakittir.

Var evi kerem evi, yok evi verem evi.

Veren el alan elden üstündür.

Veren eli herkes öper.

Vermeyince Ma'bud, ne yapsın Mahmut.

Y

Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersin.

Ya olduğun gibi görün ya göründüğün gibi ol.

Yalancının evi yanmış, kimse inanmamış.

Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Yarım elma, gönül alma.

Yavuz hırsız ev sahibini bastırır.

Yazın başı pişenin kışın aşı pişer.

Yel kayadan ne aparır.

Yemeyenin malını yerler.

Yerin kulağı var.

Yılanın başı küçükken ezilir.

Yılan sokan uyur, aç kalan uyumaz.

Yiğit düştüğü yerden kalkar.

Yiğit meydanda belli olur.

Yolcu yolunda gerek.

Yorgan gitti, kavga bitti.

Yumurtadan çıkıp kabuğunu beğenmemek.

Yuvayı dişi kuş yapar.

Z

Zahmetsiz rahmet olmaz.

Zararın neresinden dönülse kârdır.

Zengin arabasını dağdan aşırır, züğürt düz ovada yolunu şaşırır.

Züğürt olup düşünmektense uyuz olup kaşınmak yeğdir.

Kaynak: Türk Dil Kurumu – Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü. TDK Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü⁠� 

Alfabetik Sıraya Göre Atasözleri

 A Aba vakti yaba, yaba vakti aba. Abanın kadri yağmurda bilinir. Abdalın dostluğu köy görünceye kadar. Acele işe şeytan karışır. Acemi katı...